|
"...Ben baktim , Turk
Bayragi, Atatürk karsimda, cam cerceveli oldugu icin
bayragin ustunde kendi yansimami goruyorum.Icimden yemin ettim, dedim ki :
Gidecegim ve orada soz sahibi olacagim, ondan sonra gelip o namussuzlarla
burda ugrasacagim. O zaman anlamistim ki burada kalirsam Amerika'nin
kolesi olurum, oraya gidersem Amerika'nin efendisi olur, buraya gelip
onlarla daha rahat mucadele ederim. Ve iste bizi gonderdiler..."
"...Yeni buldugum
kuvvete, etkiye bir isim koymaliydim. Kuvvetin mahiyeti
soyle ya , DNA molekulleri suyu tutacaklarina birbirlerini tutmayi tercih
ediyorlar , yani sividan kaciyorlar, o yuzden alanlarini kucultuyorlar,
cift sarmal oluyor. Sonunda solvent ten solvo dedim, 'kacar, korkar'
anlaminda
da 'fobik ' dedim, 'solvofobik' oldu..."
"...Hicbir zaman
Amerikan vatandasi olmayi dusunmedim. Aklimdan dahi gecmedi. Ben
atalarimdan beri Turk kimligimle varim. Ne yaptiysam o sayede yaptim. Ona
buna yaranayim diye degil. Otuz yilda bak milleti ne hale soktular.Simdi
de 'aclikla' terbiye ediyorlar. Ayarli basinin kose yazarlarindan biri
gecenlerde Avrupa Birligine girmenin yaralarindan diye 'O zaman bu ay
yildizli pasaport ile Avrupa kapilarina gitmenin utancindan kurtulacagim '
diyor. Tanri, bu millete acisin..."
"...Yildiz Teknikte
kimyada bir takim hanimlar var beyler var, profesor, docent. Disarida da
vardir.Burada da var, entrikalar doner, ona buna kostek olurlar. Birkaci
dedikoducu belli odama geliyorlar. Herkeste dahili telefon var. Ankara'ya
bile telefon edemiyorsun , bilgisayardan baglanamiyorsun. Bolum
baskanlarinin telefonlari vardi , onlar da benim yanimda ya. Suraya bir
telefon bulun bari dedim. Bilgi cagindayim diyorsunuz daha telefon cagina
gelmemissiniz diyorum. Bilgisayara telefonu baglayamiyorsun. Internet yok.Uc
dort yil baglanti kurulmadi. Huseyin Afsar'a (bolum baskani ) bari bir
telefon bulun dedim. Bana direk telefonundan paralel hat cektirdi. Bazen o
yokken ariyorlar, telefonu acip sekreteriyim diyorum. Bolumde iki tane
merakli hanim var, ortalikta dolasip dedikodu yapiyorlar. Bunlar bir gun
odama geldiler o sirada da telefon caldi. Bu ne dediler.Ben de saf saf
telefon dedim. Ertesi gun geldim, makas attirip kestirmisler, koridordan
teli kesmisler. Ben de zannediyorum ki, ben bunlar icin firsatim, oyle
konular var ki dunyada herkes gelmis, Yale'de benden ogrenmis;
Rusya'sindan, Dogu blokundan , Avrupasindan. Ben ayaklarina gelmisim, yeni
bir sey ogrenin, yapin. Yok. Ozel ders actik, yepyeni seyleri dunyada ilk
defa anlatiyorum, disarda herkesin benden ogrenmek istedigi seyleri
Turkiye'de Turkce anlatiyorum. Alakasi olmayan, fizikten matematikten
insanlar geliyor, asil gelmesi gerekenler yok!.."
"...ABD icinden cok
gocmus bir ulkedir, tabii pat diye gocmez, arada bir canlanir, tekrar bir
seyler olur ama icinden cok zayif taraflari vardir. Dunyada en buyuk borcu
olan devlet mesela. Ic ve dis. Ama bir devingen tarafi vardir, arada
birsey cikarirlar bir sene oyle idare ederler, sonra yine inise gecerler.Oyle
pek gorundugu gibi bir guc degildir..."
"...GENCLER, Turkiye' de adet haline gelmis gostermelik islerden kacinin.
Sirf universite bitirdi desinler diye, ananiz babaniz Amerika'da mastir
yapti diye ogunebilsin diye yuksekogrenime gitmeyin. Sonunda ancak
kendinizi kandirirsiniz. Temel gayeleriniz, kendinizin ufak cikarlari
otesinde, kendiniz disinda, bu ulke, bu ulus, Turk dunyasi, Avrasya,
insanlik icin olsun.Yuksek hedefleriniz icin calisin. O zaman, kendi
durumunuz da kendiliginden duzelecektir. Maddiyat ile maneviyati
dengeleyin. Formulunuz 'bilim' + 'gonul' dur. Bu iki kanadin biri eksik
olursa ne kendinize ne de insanliga hayriniz dokunur.
Gundelik, siyaset , cikar gruplari, disardan gudumlu gizli veya acik
"cemiyet" lerden uzak durun. Ataturkun dediklerini bol bol okuyun, onlari
iste bu gunler icin demis, yazmis. Turkiye'nin serefli, refahli, itibarli
ve bagimsiz gelecegi icin Ataturk yolumuzu cizmistir. Dis ulkelerden,
onlarin yerli kuyruklarindan medet ummayin.Gayeleri bize yardimci olmak
degil, Turk adini tarihten silmektir. Dunyanin neresinde olursaniz olun,
kimliginizi,
Turk dilini, Turk tarih bilincini, binlerce yillik gelenegini kaybetmeyin.
Dis ulkelerde ne kadar kimliginizi korursaniz yabancilar da size o kadar
itibar edecektir."
"Baskasini taklit
etmeyin. Kendi yolunuzu cizip azimle yuruyun.O zaman herkes sonradan sizi
taklit edecektir. Egitimde once bir meslek gercek bir beceri bir altin
bilezik sahibi olmaya bakin. Ne yaparsaniz yapin en iyisini yapin.
Siyasetcinin bilimcinin en kotusu olunacagina tamircinin parmakla
gosterilen en iyisi olmak yegdir. Bulabilirseniz Turk okuluna, egitimin
Turkce verildigi okullara gidin. Konulara merak sarin not icin calismayin.
O meslekte yararli olacak bir yabanci dili ogrenin. Bulbul gibi konusup
yapancidan ayirt edilemez hale gelmek hic sart degil. Unutmayin ki Turk
olmak bir kafa gonul isidir. Turk kulturuyle, diliyle, ata sevgisiyle
Turktur. Soy sop meselesi karistirarak,o herseyimizi borclu oldugumuz
serefli atalarimizi karalamaya calisan ic dusmanlarin kitaplarina,
yaygaralarina kulak asmayin.
Kultur genleri, irk
genlerinden daha onemlidir. Vatani, milleti icin her turlu fedakarliga
hazir bir taban gerekiyor. Bu taban son elli yilda hayli eritilmis, kafasi,
gonlu karistirilmis, birbirine dusen kesimler, disa bagimli sahte aydinlar,
icinde vataninin gelecegini dusunmeyen, daha da acisi vurdum-duymazlasmis
kalabaliklar olusturulmustur. Bu durumda gercek bir onder cikabilse bile
basarili olmasi pek azdir. Simdi yapilacak isi hizla bu toplumun yeniden
kaynasmasina, bilinclesmesine, vatanini, milletini kendisinden once
dusunen insanlarin cogalmasina onayak olmaktir. Turkiyeyi tekrar Kuvayi
Milliye ruhu, Ataturk ruhu kurtaracaktir..."
Kimdir bu adam ?
1935-
OKTAY SINANOGLU dogdu.
1953/18 yas- Atatürk tarafindan 1928 yilinda kurulmus TED
Yenisehir Lisesini burslu olarak okudu ve birincilikle bitirdi.Okulun
bursuyla kimya muhendisligi okumak uzere ABD'ye gitti.
1956/21 yas- ABD Kaliforniya Universitesi, Berkeley Kimya
Muhendisligi 'ni birincilikle bitirdi.
1957/22 yas- Massachusetts Institute of Technology ' yi (
MIT ) 8 ayda birincilikle bitirerek Yuksek kimya Muhendisi oldu.
1960/25 yas- Yale Universitesinde "asistant professor" (yardimci
docent )
olarak calismaya basladi.
1961/26 yas- Atom ve molekullerin cok elektronlu kurami ile
"associate professor" ( docent ) ve 50 yildir cozulemeyen bir matematik
kuramini bilim dunyasina kazandirdi ve "full professor" ( profesor )
unvanini aldi. Bu unvan ile MODERN UNIVERSITE TARIHININ VE YALE
UNIVERSITESININ TARIHININ ( son 300 yildaki ) EN GENC PROFESORU oldu.
1964/29 yas- ODTU ye danisman profesor oldu. Yale
Universitesinde ikinci bir kursuye daha profesor olarak atandi.Dunyada
yeni kurulmaya baslayan MOLEKULER BIYOLOJI dalinin ilk birkac
profesorunden biri oldu. (Watson ve Crick sarmal modelindeki dna
sarmalinin cozelti icinde o halde nasil durdugunu kesfeden adam -
solvofobik kuvvet ) Amerikan Ulusal bilimler akademisine Uye olarak
secildi. Buraya secilen ilk ve tek Turk oldu.
Iki defa Nobel' e aday gosterildi. Defalarca Nobel Akademisinin istegi
uzerine Nobel ' e adaylar gosterdi. Dunyanin sayisiz yerinde sayisiz
buluslari ve teoremleri ile ilgili sayisiz konferans verdi.
Su anda 67 yasinda 26 yasindan beri devam ettigi Yale Universitesinde
Moleküler biyoloji ve kimya olmak uzere iki kursude profesor ve son 7
senedir gorev yaptigi Yildiz Teknik Universitesinde ise Kimya dalinda
olmak
uzere bir kursude Profesor olarak gorevini surduruyor.
"...bizi 17 yasimizda apar topar zorla Amerikaya gonderdiler; cirkin bir
gaye ile, 'devsirme' olalim diye gonderdiler; cok sukur olmadik!.." diyen
adam bu.
Amerikanin tepesine oturan, dunya bilim cevrelerinin pesinde kostugu adam
bu. Dokuntulerini toplayanlarin Nobel aldigi adam bu iste. Isaret
ettiginin Nobel aldigi adam bu iste. Yale Universitesini, Amerikayi alt
ust etmis, modern universite tarihine adini yazdirmis adam bu iste.
Bu adam bizim. Bu adam bizi dusunuyor, bizi sayikliyor geceleri uyuyamiyor
ulkesi icin insanlari icin ve biz bu adami tanimiyoruz. Cunku tanimamiza
izin vermediler. Bu adama 10 kere hakettigi halde Nobel bile vermediler
cunku bize gereken bir kivilcimdi bu.
Hadi, can cekisen , peskes cekilen, aclikla terbiye edilmeye calisilan
somurgelestirilen, her turlu degerine, en basta diline, kulturune
saldirilan ulkeniz icin bir sey yapin. Bunu okuduktan sonra bir kitapciya
gidin ve "TURK AYNSTAYNI, OKTAY SINANOGLU" kitabini alin; gunde 100 sayfa
okuyarak 5 gunde bitirin...
Goreceksiniz ki istediginiz kivilcim orda var. Goreceksiniz ki hala ve
herzaman bu ulke icin gercekci bir umut var. Goreceksiniz ki ne varsa
bizde var, ruh var, gonul var, gorunmeyen bir bag var. Onlarda olmayan bir
sey var,sonradan kazanazilamayacak birseyler var...Goreceksiniz ve
uzuleceksiniz, ne yurtseverler var bizden; ne dahiler var...Ne sesi var ne
sedasi var...
Canim Turkiyem, donuyla birlikte bes para etmez, sefil sozum ona
mankenlerin hayatini ezbere bil ama Oktay Sinanoglu'nu tanima.
Canim Turkiyem, televoleyi kacirma,kara melegi kacirma ama bu adami kacir
! Canim Turkiyem, pastanelere "patiseri", lokantalara, "restaurant",
magazalara "shop" yazmaya devam et. D&R yaz sonra da Tarzanca iletisim
kurulamaz ingilizcenle "dienar" diye oku. Canim Turkiyem, tepeden tirnaga,
sat, ulkeni ,dilini, degerlerini sat, kendi degerlerini asagila, nasil
olsa onlarin ki daha iyidir. Sana laf edene ise "fasist"de. "milliyetci"
de, "sagci" de "solcu" de, "komunist" de ,"dinci" de oglu de. Ama sakin
"YURTSEVER" deme ! |